YAZIBASI (NARMIKAN)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

YAZIBASI (NARMIKAN)

Mesaj  Admin Bir Salı Nis. 15, 2008 7:43 am

NARMIKAN(YAZIBASI)KÖYÜ Tarihçesi: Narmikan isminin ne zaman ve ne anlamda kullanildigi bilinmemektedir.Ancak isminin eski olmadigi 1560 Kanuni Devri tarihinden anlasilmaktadir.Narmikan ismi Kürtçe’de(Narmik)yani yumusak anlaminda bir sözcük oldugundan böylelikle Nar- mikan isminin Kürtçe oldugu anlasilmaktadir.1560 tarihinde Narmikan Kicik Hacilu nahiyesi Çermik Kariyesi (köyüne) bagli Dolukuyu ve Akpinar mezralarindan olus- maktadir.Narmikan tarihi ile ilgili yaptigimiz arastirmada Arguvan arsivinde Narmikan tarihi ile ilgili somut bir belgeye rastlanmadigindan bu konu ile ilgili Resat Behçet ve bazi büyüklerimizden edindigimiz bilgiye göre Narmikan’in bir asiret olmadigi çesitli asiretlere mensup kabile ve ailelerden olustugunu ögrendik.Yine yaslilarimizdan edindigimiz bilgilere göre köye ilk gelenin Ismail Aga isminde biri oldugu anlasilmaktadir. Narmikan aslinin büyük bir çogunlugunun Canbek asiretinden geldigi söylenmektedir. Hatta su an Ankara Haymana’da ve Konya Cihanbey’de bulunan Kürtler’in Narmi kan’la ayni asiretten oldugu;ayni lehçede Kürtçe konustugu ve göçebe döneminde buralara dagildigi söylenmektedir.Narmikan’da bazi ailelerin de (Zeyve) Zevi,Zawi asiretine mensup Baskil’de ki tarihi ise M.Ö’ye dayanmaktadir. Köyümüzün su anki nüfusunun büyük çogunlugu bes kabileden olusmaktadir. Bunlar sirasiyla Kasolar,Dervis Ogullari,Kamaran,Körmiyanlar ve Billilar’dir.Bunun disinda birkaç küçük kabile de vatdir.Kalolar kabilesinin Malyan’dan geldigi söylen mektedir.Uzunlar küçük ve köyümüzün çok eski bir kabilesir.Kinolar,Zengolar,Gürgüsler kendilerini amcazade bilirler.Hiçbir kabileden olmayan bazi aileler de vardir.Köyümüz 1940 yilinda Elazig Maden ilçesine bagliydi. 1940 yilindan sonra Arapkir’e,Arguvan’in ilçe olmasiyla da Arguvan’a baglandi.Nar mikan Arguvan’in en büyük köyüdür.1980’den önce 500 hane olan köyümüz su an 150 haneye düsmüstür.Ekonomik zorluklardan dolayi metropollere dogru büyük bir göç yasanmistir.Su anda Istanbul’da 370 hane,Bolu’da 23 hane,Izmir’de 15 hane , Malatya merkezde 50 hane ve yine Türkiye’nin çesitli illerinde köylülerimiz bulunmaktadir. Dini sekillenmede; Zerdüs,Alevi ve son olarak Sunni Hanefi mezhebi süreci yasanmistir.Ancak bu tarihler kesin olarak bilinmemekle beraber sunnilesme Yavuz Sultan Selim zamaninda baslamistir. Kültür birikiminin geregi olarak Narmikan hosgörülü ve demokrat yapisi ile taninmaktadir. NOT:1950’de köylerde yapilan isim degisikliginde Narmiken köyü Yazibasi olarak degistirilmesine ragmen köylülerimiz genelde eski ismini söylerler. COGRAFI KONUMI: Malatya’nin 60 km.kuzeyinde,Arapkir`in 50 km. güneyinde olup,Arguvan’in 20 km. kuzey dogusunda yer almaktadir.Karakaya Baraj Gölü’ne 8-10 km uzaklikta olup, Malatya-Arapkir yol güzergâhina 2 km. mesafedir.Idari olarak Arguvan’a bagli en büyük köydür. Narmikan merkezi;Asagi,Yukari ve Orta Mahalle olmak üzere üç mahalleden olusmaktadir.Ayrica Gürgüsler,Çarçekler ve Zangolar olmak üzere üç mezrasi vardir. Yamaç köyüne bagli Serikan mezrasi fiili olarak Narmikan’dan sayilmaktadir. Sinirlari;dogusunda Malyan ve Omikan,batisinda Ali Çayi ve Isaköy,güneyinde Çermik ve Morhamam,kuzeyinde ise Yamaç Köyü (Müsedi) bulunmaktadir. Merkez,tepelik bir kismin güneyine yerlesmis,tepelerin arkasi dik yamaçlarla kesilmistir.Köyün arazisi genel olarak düzlüklerden olusmaktadir.Arazi susuz olup yeralti sularindan yararlanilmaktadir. SOSYAL VE KÜLTÜREL DURUM: Köy halki kendi ihtiyaçlari dogrultusunda çalisarak üretir ve tüketirler.Eski evler birbirine bitisik ve kerpiç olup,üzeri hezan dedigimiz agaçlarla kapatilir ve toprakla örtünürdü.Son yirmiyil içinde yapilan evler tastan yapilmaktadir.Bazilari kiremitle ka patir,bazilari yine toprakla evini kapatir.Köyümüzde orman olmadigindan ve fazla agacin da bulunmamasindan dolayi genelde köylülerimiz tezek kullanirlar.Kismen de olsa odun ihtiyaçlarini Bemere Çayi’nda büyük zorluklarla temin ederlerdi.Köyümü- zün en büyük derdi su idi,çünkü genis olan topragi susuzdu,hiçbir yerde hayvanlari nin içecegi su yoktu,herkes malini-davarini köye bir saat uzakta olan Aliaga Çayi’nda sulardi.Insanlarin içme suyu ise birkaç çorak kuyudan ibaretti.Bunlardan biri herkesin bildigi Dolukuyu pinaridir.Burada yaslilarimizin deyimine göre birgün bile sira beklen digi olurmus.1962’de Devlet Su Isleri’nce köylünün büyük çalisma ve katkisi ile köyü müze 5 km.mesafede olan komsu köy Yamaç(Müsedi)köyünden bütün köye yetecek kadar su getirildi.Biri Yukari Mahalle’ye çift kurnali iki çesme yapildi.Böylece köy içme suyu derdinden büyük ölçüde kurtulmus oldu ve halen köyümüzün içme ve kullanma suyu bu sudan karsilanmaktadir. Köyümüz halki,sularini seve seve veren Yamaç(Misedi)Köyü’ne sükran borçludur. Narmikan (Yazibasi) Köyü 1935 yilina kadar çevre köylerin ve asiretlerin toplanti ve baris merkeziydi.Köyün ileri gelenlerinden Dervis Usagi kabilesinden Çerkez Meh- met Efendi çevrede taninmis,eski Türkçe okuyup,yazan bir kisi idi.Kasolar kabilesin den Ahmet Efendi,Kamaran kabilesinden Solak Hasso,Kurmiler’den Çerçekli Bekir taninmis,iyi niyetli,barisseverlerdi.Bu dört kisi biraraya geldigi zaman halledemeye cekleri sorun yoktu.Iste bundan dolayidir ki Narmikan (Yazibasi) Köyü asiretlerin ve çevre köylerin toplanti ve baris merkezi haline gelmistir.Köyümüzde okul 1940 yilinda açildi.Egitmen köyün yerlisiydi.Askerligini bitirdikten sonra Akçadag Köy Enstitüsü’n de 6 ay bir kurs gördü,egitmen olarak köye geldi.Egitmen Hasan’in ilk sene 60 ögrencisi oldu.En küçükleri 12 yasindaydi.Kimse kizini okula göndermiyordu.Egitmen Hasan 60 ögrencisini 3 yil bir köylümüzün eski bir evinin içinde kilim ve keçelerin üstünde oturtarak okuttu.3 yil sonra ögrencilerinin hepsi de iyi ve pekiyi derece ile üçüncü sinif sahadetnamelerini aldilar.Sinif birincisi Mehmet Güler’di.Köye bir gün gelen Nahiye Müdürü,Mehmet Güler’in okuma arzusunu ve istedigini fark edince Tahir Nahiyesi’nde okullarin kapanmasina alti ay kala okula devam etti.Dördüncü ve besinci sinifi birden okudu.Yil sonunda imtihana girdi,pekiyi derece ile 5.sinif saha detnamesini aldi.Böylece köyümüzün ilk ilkokul mezunu Mehmet Güler’dir. Köyümüzün çok kabilelelerden olusmasindan dolayi muhtarlik seçimleri zamaninda köyümüzde büyük bir heyecan yasanirdi.Büyüklerimizden ögrendigimiz kadariyla köyün ilk muhtarinin tam olarak bilinmedigini,fakat Çerkez Mehmet Ahmet Efendi,Hasso Solak,Çerçekler’den Bekir’in köyümüzde uzun süre muhtarlik yaptik larini ögreniyoruz. Kasolar Dervis Usagi Kurmilar ve Kamaranlar Kasolar ve Dervis Usagi kurulu sundan beri köyde söz sahibi olmak için birbirleriyle çekisirler.Cumhuriyetin kuru-lusundan sonra en çok muhtarlik seçimlerinde karsi karsiya gelirlerdi.Zaman zaman bazi ufak tatsizliklar yasansada birbirlerinden sikayetçi olmazlardi.Çünkü çogu dayi, yegendi.Cumhuriyet’in kurulusundan bugüne kadar muhtarlik hep onlarda kaldi...Bir dönem Kasolar’dan, bir dönem Dervis Usagi’ndan muhtar seçilirdi.Köyümüzde ara liksiz en uzun süre muhtarlik yapan Nuri Adigüzel’dir. Köyümüzde yetenek çok kisi var.Bunlardan bazilari söyle;Fati Cenim köyün bütün kadinlarina ebelik yapti.Onun dogumunda yardimci oldugu kadinlarin hiçbirinde olumsuz bir durum olmadi. Fati Cenim okur yazarligi olmayan diplomasiz bir ebedir... Kirikçi Hüseyin hiçbir doktorun yapamadigi kirik ve çikiklari marifetli elleriyle sarar iyi ederdi.Yalniz kendi köyünün degil bütün köylerin kirikçisiydi.Kolu kirilan, bacagi kirilan,kalçasi çikan doktoru degil Hüseyin’i tercih ederdi.Doktorlarin alçiya koydugu kolu bacagi tekrar kirar,baglar tekrar kirar,baglar düzeltirdi.Hüseyin fakir olmasina ragmen hiç kimseden yaptigi is karsiliginda herhangi bir maddi talepte bulunmazdi. Köylülerimiz,merkezi Istanbul’da olan Narmikan Köyü Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi adi altinda 1991’de kurulan dernegimiz araciligiyla sosyal etkinliklerde bulunmaktadirlar.Dernegimizin;köylülerimizin isteklerine yeterince cevap verememesine karsin,yine de birçok hastamiza,köyümüzün okuluna,çesmesine,cam isine yardimi olmustur.Köylülerimizin katkisi ve duyarliligi devam ettigi sürece daha güzel etkinliklerde ve aktivitelerde bulunacaktir. FOLKLOR: Yöremizde her ne kadar Ermeni,Rum ve Türkmenler,Kürtler’le içiçe yasamis ise de 1915 Ermeni olaylarinda Ermeniler’in yok olusu ve çok az olanRumlar’in göçü sonucu sadece Kürtler ve Türkmenler yörede kalmislardir.Folklor ve gelenekler fark liliklar gösterse de yörenin ve hatta Anadolu’nun hakim kültür ve folklorudur. (Dogan Avcioglu,Türkler’in Tarihi cilt 4’de Anadolu kültürü agirlikla Kürt kültürüdür,der.)Bu gerçekleri yazmak çogu zaman yazari ve yayincisinin basina dert açtigindan birçok arastirmaci bu tür bilgileri vermekten kaçinmistir.Elbette yazilacak çok sey var ama biraz da isi yörenin oyunlarina,fikralarina birakalim. OYUNLAR: Nare Zorke üç ayak,agirlama ve Elazig Dik Oyunu,ayrica dügün ve senliklerde Deve Oyunu,ayrica dügün ve senliklerde Deve Oyunu,Kiz Kaçirma,Simsimi,Tura ve Cirit vb.oyunlar oynanir. YEMEKLER: Köyümüzde has yemekler,içli köfte,sarmisakli köfte,ekmek asi(Dav Savti) bul gur pilavi,kömbe,katmer,tanasir,tarhana çorbasi,hasil(pursunk),yufka ekmegi,yarma çorbasi(sorbi zifistanki). EKONOMI IKTISADI DURUMU: Köyümüzün iktisadi faaliyetleri ev içi küçük üreticilige dayanir.Bu faaliyetleri dokumacilik ve ziraatçilik olarak temel ekonomik alanlar olarak sayabiliriz. Köyümüzün arazisi tarima çok elverisli ve düz oldugundan 1985 Özal Hükü meti döneminde büyük bir sulama projesiyle köyümüzün topraklari Firat Nehri’nden alinacak su ile tamaminin sulanacagi planlanilmasina,hatta birçok yerde kanallar kazilmasina karsin,maalesef bu büyük proje hayata geçirilmedi ve son on yildir hiçbir çalisma yapilmadi.Köylülerimiz,espiri olarak küçük GAP projesi dedikleri bu büyük projenin devlet tarafindan durdurulmasina hiçbir anlam verememekle beraber bunun üzüntüsünü de yasamaktadirlar. Köylülerimizden 1970’li yillarda ticarete atilan olmussa da manav ve bakkallik gibi üretime yönelik olmayan ticari islerle birlikte seyyar halicilik isleriyle de ugrasma ya baslamislardir.Süreç içerisinde 1977 yilinda köylülerimiz,melamin mutfak esyasi imalatina baslamislar,kisa bir süre içerisinde bir hayli çogalan imalatçi köylülerimiz 12 Eylül darbesinden sonra yasanan ekonomik krizden dolayi bir çogu kapatmak zorun-da kalmislardir.Su an sayilari az da olsa halen bu ise devam etmekte olan köylüleri- miz vardir.Melamin imalati yapan ilk köylümüz Mehmet Aslan’dir.Birçok köylümüz konfeksiyon isi ile ugrasmaktadir.Halen günümüzde en çok yapilan is seyyar halicilik tir.Bununla beraber arabayla halicilik yapan bir çok köylümüz de vardir.Bugün birçok köylümüz hali,mobilya ve beyaz esya magazalariyla bu islerini genisletip büyütmüs lerdir. HAYVANCILIK: Hayvanciligin Narmikan ekonomisinde çok önemli yeri vardir.Geçmis tarihin- den 1973’lü yillara kadar köylümüzün en büyük geçim kaynagiydi.Köyümüzde hay vancilik yapmanin çok büyük zorluklarina ragmen baska bir gelir kaynagi olmadigin dan köylülerimiz bütün geçimini ve temel gida ihtiyacini hayvancilikla saglardi.Köyü müzün merasi olmadigindan,zaman zaman,ilkbaharda komsu köylerimizin merasin dan faydalanabiliyorlardi.Köylülerimiz tarihi tam olarak bilinmemekle beraber 300 yili askindir kendi tapulu mali olan Sivas ili Divrigi ilçesi sinirlari içerisinde olan Yama Dagi ve Egri Su ve Geli Yaylalari’na göç ederek yaklasik sonbahara kadar burada kalmaktadirlar.Bu yaylamizda zaman zaman çevre köylerde bazi ihtilaflar yasanmis sa da bazi mahkemeler ve davalar açilmissa da yaylamiz üzerinde hiçbir hak elde edememislerdir.Egri Su Yaylasi sayisi az da olsa halen bazi köylülerimiz Egri Su’ya çikmaktadirlar.Söylentilere göre Dervis Ogullari Geli Yaylasi’nda 50 yil kadar yaz-kis oturduklari söylenmektedir.Köylülerimiz genelde koyun,keçi,inek ve kümes hayvanlari besler,bu da köylünün süt,yogurt,çökelek,yag,peynir,yumurta gibi ihtiyaçlarini giderir. 100,300 arasinda koyun ve keçi bulunduran bazi ailelerde vardir.1973 yilindan sonra hayvancilik köyümüzde giderek azalmaya baslamistir.Bununda temel nedeni,büyük bir göç olayinin yasanmasiyla günümüzde sayilari büyük bir ölçüde azalmistir. ZIRAATÇILIK: Topraklari tahil için elverislidir.Ana ürün arpa ve bugdaydir,ancak son yillarda kayisi ve kavun da yetistirilmektedir. Genelde köyümüzün arazisi düz ve susuz oldugundan köylülerimiz karasa- banla arpa ve bugday ekip sadece kendi ihtiyacini karsilarlardi.Birinci Dünya Savasi sirasinda büyük kuraklik yasandiginda köylülerimiz büyük bir açlikla karsi karsiya kalarak yöremizde kendilignden yetisen isping,malmalak otlarini toplayarak o yil yasamlarini saglamislardir.Daha sonraki yillarda da bu tür kurakliklarla karsi karsiya kalmisardir.Ilk olarak 1955 yilinda 8 ortak bir Billündr marka traktör alip tarimda ilk sanayilesmeye geçmislerdir.Köyümüzde son yillarda arpa ve bugdayin disinda kayisi ve kavun ekmislerdir ve günümüzde Narmikan kavunu çevre köy ilçe ve illerden büyük bir talep görmektedir.Bunun yaninda az da olsa fiy ve nohut ekilmektedir. DOKUMACILIK: El dokumasi olarak yün çorap ve kazak,yer dokumasi,hali,yolluk,harar,çuval, kil çadir,gila gibi ev ihtiyaçlari örülüyordu.1950’lerden sonra duvara çakili el dokuma tezgahlarinda çok çesitli ebat ve renklerde namazlik hali,yer halisi,makat halisi büyük bir incelikle dokunurdu.1980’li yillardan sonra hazir makina halilarinin maliyeti daha ucuz oldugundan el dokuma halilari gittikçe eski özelligini kaybetti. --------------------------------------------------------------------------------------------------------------- " BENIM GÜZEL KÖYÜM " Benim köyüm ünlüydü yöremizde. Herkes örnek alirdi töremizde. Bir tek yabanci yoktu aramizda. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Yabanci yoktu herkes tanidik bildik. Beraber agladik beraber güldük. En sonunda seni terk edip geldik. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Arguvan’in en büyük en gözde köyü. Yamaç köyünden akar gelir suyu. Hiç aklimdan çikmiyor Dolukuyu. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Sevgi vardi,saygi vardi köyümüzde. En güzel adetler töreler bizde. Güzelligin her zaman kalbimizde. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Malimiz,canimiz,kanimiz sensin. En güzel,en tatli animiz sensin. Bizim serefimiz sanimiz sensin. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Konaklar issiz bacalar tütmüyor. Geceler sessiz horozlar ötmüyor. Canli hayalin gözümden gitmiyor. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Bayramlarda evden eve dolasirdik. Dügünlerde eglenir dalasirdik. Hep beraber mutluluga ulasirdik. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Yaz gelende yaylalara göçerdik. Sürülerle Atma’dan gelir geçerdik. Kana kana soguk sular içerdik. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Buram buram kokardi topragin tasin. Bir baska tatliydi ekmegin,asin. Insana güç verirdi ayin,günesin. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Teknik geldi sorunlar çogaldi. Bütün gücümüzü elimizden aldi. O mutlu günler hep geride kaldi. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Tarimi geride birakti sanayi. Topragi isleyen oldu enayi. Köyde biraktik inegi,danayi. Simdi sehirli olduk köyüm,güzel köyüm. Yoksulluk bölük bölük böldü bizi. Köyden göç edenlerin kaldi izi. Hasretin kasip kavurdu bizi. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Dostlar saygiyla selamlarim sizi. Allah her beladan korusun bizi. Sakin unutmayalim köyümüzü. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Garip Mehmet gülerim yoruldum basa. Kurban olam köydeki topraga tasa. Selam olsun ordaki kavum kardas. Ah köyüm köyüm,benim güzel köyüm. Mehmet GÜLER

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 61
Kayıt tarihi : 25/03/08

Kullanıcı profilini gör http://arguvan.forumandco.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz